liste
liste1

Atatürkle ilgili Anı ( Hatıra ) Metinleri Örnekleri

Ekleyen: ilketkinlik | Okunma Sayısı: 710

ATATÜRK'LE İLGİLİ ANILAR

Atatürk'ün bizi şaşırtan özelliklerinden biri de vücutça ve kafaca yorulmaksızın, dikkati hiç gevşemeksizin çalışma yeteneğiydi. Ertesi gün manevrada beraber çalışacağı arkadaşları ile gece yarısına kadar gazinoda kaldıktan ve onları uyumaya gönderip kendisi vereceği vazifeleri hazırlamak üzere sabahladıktan sonra, şöyle bir yüzünü yıkayıp tıraş olarak yine herkesten erken kıtaların başına gittiğini dostlarından duymuştuk. Ben 43 yaş ile 58 yaş arasında yakınında bulunmuştum. Memleket dolaşmalarında maddi zahmetlere hepimizden fazla dayandığını görürdük. Bir defa Dikmen
kırlarında bir piknikten sonra koşmacalı bir bohça oyunu oynamıştık. Bir delikanlı kadar çevik, hızlı ve seğirtgendi. Büyük Nutuk'u 53 yaşında yazmıştır. Çalışma odasında yarı ayaküstü, yarı oturarak ve yüzlercesi arasından vesikalar ayırarak Nutuk'u dikte ederdi. Yorulan değişirdi. Bir defasında pek genç bir arkadaşı baygınlık geçirmişti. Akşama doğru bir banyo aldıktan sonra, hiç dinlenmeden sofraya iner, o gün yazdıklarını bize okur veya okutur, hadiseler üzerinde terütaze bir muhakeme ile tartışmalar yapardı. Bir kitabı merak edince koskoca bir cilt de olsa bitirmeden
uyuyamaz veya pek az uyku aralaması ile okumaya devam ederdi. Sonra sofrada etrafını çizdiği fıkraları bizlere tekrarlardı. Eğer bildiğiniz bir eserse Atatürk'ün en can alıcı fikirler üstünde durmuş olduğunu anlardınız.

(Falih Rıfkı Atay, Çankaya)

Cephe neredeydi? Cephe çok uzakta değildi. Cephe Polatlı'daydı ve Başkumandan Mustafa Kemal Paşa karargâhını Polatlı'nın daha berisinde Mallıköyü‘nde kurmuştu ve biz, cephe ardındakiler geceleri sabaha kadar derinden derine gelen top seslerini dinlerken onun bu kadar yakınımızda bulunduğunu düşünerek hiçbir korkuya, hiçbir telaşa kapılmıyorduk. Bu emniyet ve itimat hissimizi Mustafa Kemal Paşa'nın, ilk günlerde geçirdiği bir kaza dahi sarsamamıştı. Attan düşerek kaburga kemiklerinin zedelendiğini haber almıştık. Fakat, eski masallarımızdaki tılsımlı kahramanlar gibi ona bir şey olmayacağı kanaati içimize o kadar yerleşmiş bulunuyordu ki Ankara hastanelerinin birinde yapılan
radyoskopiden önce dahi bu arızanın tehlikesiz olduğunu bilmiş gibiydik.

(Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Vatan Yolunda)

GAZİ

Yeni harflere dair ilk defa fikir teatisi için Dolmabahçe Sarayı'na davet edilenler içinde Gazi'yi bizzat görmeye gidenlerden biri de bendim. Heyecanım çoktu.

Fotoğraf adesesine zerre kadar itimadım yoktur. Bundan dolayı, fotoğraf aletinin keşfiyle “portre” ressamının vazifesine nihayet bulmuş gözüyle bakanlara hak vermek bence müşküldür. Şekil ve madde, ışığın akislerine göre her an değişir. Bu itibarla hiçbir çehrenin, vasıfları belirli bir tek görünüşü yoktur. Fırça sanatkârı resmedeceği çehre üzerinde, uzun müddet hayatın iniş ve çıkışını gözlemek ve onu birçok değişikliklerinde tespit etmek suretiyle, nihayet gerçek hüviyetin gizli hatlarını sezmeye ve görmeye muvaffak olur. Fotoğraf, bu zihnî tahlil ve terkip kudretine sahip değildir. Onun için, hassas cam üzerinde beliren şekle bir vesika kıymeti izafe edilemez.

Gördüğüm fotoğraflara göre, biraz şişman, biraz yorgun, biraz hatları kalınlaşmış bir bedenle karşılaşacağımı zannederken kapıdan bir ışık dalgası hâlinde giren toplu bir kuvvet ve hayat kaynağı ile birden gözlerim kamaştı. Bebekleri en garip ve esrarlı madenIerden yapılma bir çift gözün mavi, sarı, yeşil ışıklarla aydınlattığı asabî bir çehre... Yüzde, alında, ellerde bir sağlık ve bahar rengi. Düzgün taranmış, eksiksiz, sarı, genç saçlar... Bütün zemberekleri çelikten, ince, yumuşak, toplu, gerilmiş, genç ve taze bir uzviyet.

Alevden coşkun bir nehir hâlinde, eski tarihin bütün yıkıntılarını süpüren ve yeni bir âlemin meydana gelmesine yol açan fikirler kaynağı başı, bir yanardağ tepesi gibi, taşıdığı ateşe kayıtsız, mavi gök altında sessiz ve gülümseyerek duruyor!
Kendi yarattığı şimşekli bulutlardan, fırtınalardan ve etrafına döktüğü feyizli çağlayanlardan yegane müteessir olmayan, meğer onun genç başı imiş! O günün benim için en büyük nimeti, o efsanevî başı yakından görmem olmuştur.

(Ahmet Haşim, Bütün Eserleri)

• İlketkinlik Online Test Merkezi

• İlketkinlik Eğlence Merkezi

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, fatih(at)ilketkinlik.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

üst