liste
liste1

Çevre sorunları ve etkileri ( hava, nükleer, su, toprak kirliliği ve orman tahribatı ) - 7. sınıf

Ekleyen: ilketkinlik | Okunma Sayısı: 553

Balıkesir ilinin Bandırma ilçesi sınırları içinde yer alan Manyas Gölü koruma bölgesine “Kuş Cenneti” adı verilir. Her yıl binlerce balıkçıl, turna, karabatak ve deniz kuşu kuluçkaya yatmak üzere buraya gelir. Ancak Kuş Cenneti’nde kirlilik, tahribat ve kuraklık nedeniyle kuş türü sayısının 27’ye indiği ve kuş popülasyonunun azaldığı açıklandı. Çevrede bulunan işletmeler tarafından göle günde 200 ton atık bırakıldığı tespit edildi. Bu durumun doğal yaşamı olumsuz etkilediği ve kuşların davranışlarında farklılıklar oluşturduğu uzmanlar tarafından belirtildi.

Yukarıdaki gazete haberinde ülkemize ait bir çevre sorunu verilmiştir. Sizce bu problemin çözümü için neler yapılabilir? Bu tür çevre sorunları ülkemizi nasıl etkiler?

Dünya nüfusunun hızla artması, plansız şehirleşme, sanayileşme ve teknolojiden faydalanmak için doğal kaynakların bilinçsiz kullanımı ham madde kaynaklarının azalmasına sebep olmuştur. Bunlara bağlı olarak doğanın dengesi bozulmuş ve çeşitli çevre sorunları ortaya çıkmıştır. Canlıların karşılıklı olarak birbirleriyle etkileşimleri, cansız varlıklarla olan ilişkileri, ekosistemin bir parçasıdır. Aralarındaki herhangi bir olumsuzluk ekosistemin dengesini bozup işleyişi aksatabilir.

Çevre kirliliği, ekosistemlerde doğal dengeyi bozan ve insanlardan kaynaklanan sorunlardır. Ülkemizi ve dünyayı tehdit eden bu sorunlarından bazılarını inceleyelim.

Hava Kirliliği

Günümüzde en önemli çevre sorunlarından biri de hava kirliliğidir. Düşük kalorili, kalitesiz, yüksek kükürt oranına sahip kömürlerin kullanılması, nüfusa bağlı olarak motorlu taşıt sayısının artması ve plansız şehirleşme, ülkemizdeki hava kirliliğin başlıca sebeplerindendir.

Hava kirliliği denince ilk akla gelenler asit yağmurları, sera etkisi ve ozon tabakasının delinmesidir. Sürekli artan enerji ihtiyacımız için kullandığımız petrol, maden kömürü, linyit gibi fosil yakıtların kullanıldığı taşıtlar, fabrikalar ve enerji santrallerinden çıkan gazlar havadaki su molekülleri ile birleştiğinde asit yağmurlarını oluşturur. Bu yolla oluşan asit yağmuru, yağış şeklinde yeryüzüne ulaşır. Böylece yeryüzündeki sulara karışan asit, toprağa da geçer. Doğadaki bitkiler su ihtiyaçlarını genellikle yağmur ve yer altı sularından sağlamaktadırlar.

Asit yağmurları; bitkilerin gelişimine, ekosistemdeki diğer canlılara, binalara ve tarihî eserlere de zarar vermektedir.

Hava kirliliğin bir diğer sonucu da sera etkisidir. Atmosfere gelen güneş ışınlarının bir kısmı yeryüzü tarafından soğurulurken, bir kısmı geri yansır. Atmosferde bulunan gazlar, yansıyan bu ışınların bir kısmını tutar ve havanın ısınmasına sebep olur. Bu olaya sera etkisi denir. Atmosferdeki sera etkisi yapan gazların miktarının artması (fosil yakıtların kullanımı sonucunda açığa çıkan karbon dioksit ile azotlu ve kükürtlü gazlar) soğrulan ışınların da artmasına sebep olur. Bunun sonucunda küresel ısınma gerçekleşerek iklim değişikliğine neden olur. Küresel ısınmaya bağlı olarak kutuplardaki buzullar erimekte ve denizlerdeki su seviyesi sürekli yükselmektedir.

Hava kirliliğine sebep olan gazlar (parfümler ve sanayide kullanılan bazı gazlar), atmosferdeki ozon tabakasının da incelmesine ve delinmesine sebep olmaktadır. Ozon tabakası güneşten gelen mor ötesi ışınları süzer, atmosfer sıcaklığının dengede kalmasını sağlar. Ozon tabakasının incelmesi ve delinmesi mor ötesi ışınlarının daha çok yeryüzüne inmesine ve atmosferdeki sıcaklığın artmasına neden olmaktadır. Bu da bitki ve hayvanlar üzerinde istenmeyen sonuçlar doğurabilmekte ve biyolojik çeşitliliği olumsuz yönde etkilemektedir. Bu durum tüm canlıların bağışıklık sistemini bozmaktadır.

Su Kirliliği

Su, tüm canlıların temel besin kaynağı olduğu için, kirlenmesi doğadaki biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açar.Bu yüzden kısıtlı olan su kaynaklarının bilinçli kullanılması gerekmektedir.

Çeşitli nedenlerle suya karışan maddeler göl, nehir, deniz, okyanus ve yer altı suları gibi su kaynaklarının kimyasal, fi ziksel ve biyolojik özelliklerini değiştirerek kirliliğe yol açar. Tarımda kullanılan ilaçlar, endüstriyel atıklar, yerleşim alanlarından kaynaklanan evsel atıklar, suların kirlenmesine neden olur. Bu durum besin zincirindeki canlıları olumsuz etkilerken insan sağlığını da tehdit eder. Su kirliliğinden dolayı bazı canlılar ölürken bazıları da besin zinciri ile kirliliği taşır. Bunun önüne geçmek için doğal su kaynaklarını korumalı ve bilinçsiz tüketimin önüne geçmeliyiz.

Toprak Kirliliği

Toprak birçok canlının yaşadığı ve barındığı doğal bir ortamdır. Sanayi atıkları, asit yağmurları, kimyasal gübreler, tarımsal mücadele ilaçları ve yerleşim yerlerinden çıkan atıklar toprak kirliliğine neden olur.

Orman Tahribatı

Ormanlar binlerce canlıya ev sahipliği yapar, erozyonu ve çölleşmeyi önler, bulunduğu bölgenin akciğerlerini oluşturur. Ancak yangınlar, bilinçsiz ağaç kesimi, kaçak yapılaşma gibi sebeplerle ormanlar tahrip olur. Özellikle yaz aylarında sıkça duyduğumuz ihmal ve dikkatsizlik sonucunda çıkan orman yangınları ülkemizde ve dünyada milyonlarca hektarlık alanın yok olmasına neden olmaktadır. Ormanların yok olmasıyla yabani hayat da yok olmakta ve ekosistemin dengesi bozulmaktadır.

Nükleer Kirlilik

Modern teknoloji sayesinde kurulmuş nükleer enerji santralleri, nükleer silah üreten fabrikalar, radyoaktif madde atıkları, radyoaktif kirlenmeyi oluşturan başlıca etkenlerdendir. Radyoaktif maddeler havaya, suya ve toprağa zarar verir. Geçmişte yaşanan nükleer felaketlerin etkisi günümüzde bile devam etmektedir.

20. yüzyılın ilk nükleer patlaması Ukrayna’nın Kiev kentine bağlı Çernobil’deki nükleer santralde 26 Nisan 1986 günü olmuştur. Patlama sonrasında atmosferde büyük miktarda radyasyon tespit edilmiştir. Bu olaydan ülkemizin en çok Karadeniz Bölgesi’nin etkilendiği tespit edilmiştir.

11 Mart 2011 tarihinde, Japonya’nın kuzeydoğusunda meydana gelen 9.0 şiddetindeki deprem ve sonrasında oluşan tsunami sonucu yaklaşık 2000 kişi yaşamını yitirmiştir. Deprem sonrası bir nükleer santralde oluşan sızıntı sebebiyle radyasyon seviyesi normalin yaklaşık 700 kat üzerine çıkmıştır. Bu durumun ilerde insan ve canlı hayatı bakımından çok ciddi olumsuzluklara sebep olabileceği tahmin edilmektedir.

• İlketkinlik Online Test Merkezi

• İlketkinlik Eğlence Merkezi

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, fatih(at)ilketkinlik.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

üst