liste
liste1

Yahya Kemal Beyatlı'nın Edebi Kişiğinin Örneklerle Anlatımı

Ekleyen: ilketkinlik | Okunma Sayısı: 1324

Yirminci yüzyıl Türk Edebiyatının şair ve yazarlarından. 1884'te Üsküp'te doğdu. İlk öğrenimini Üsküp'te yaptı. Selanik İdadisinde başladığı orta öğrenimini 1902'de geldiği İstanbul Vefa İdadisinde tamamladı. İkinci Sultan Abdülhamid Han devrinde Jön Türkler cereyanına kapılarak 1903'te Paris'e kaçtı. Orada Meaux Kolejinde Fransızcasını ilerlettikten sonra Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. Dokuz yıl kaldığı Paris'ten döndükten sonra Darüşşafaka'da tarih ve edebiyat öğretmenliği Darülfünun'da çeşitli dersler okuttu.

 

Bu vazifelerini sürdürürken çeşitli gazetelerde 'Süleyman Sadi' mahlasıyla makaleleri çıktı. Türk Ocağındaki konferans ve sohbetleriyle sanat tarih ve milliyetçilik üstündeki yeni fikirlerini aydın çevrelere benimsetti. Şiirlerini ilk defa Birinci Dünya Harbi sıralarında Ziya Gökalp'in çıkardığı Yeni Mecmua'da neşretmeye başladı. Birkaç şiiriyle çok geniş bir şöhret kazandı. Mütareke yıllarında bazı gençlerle beraber Dergah dergisini çıkardı. İki yıl kadar süren bu dergide şiir ve makaleleri yayınlandı.

 

Mütareke yıllarında ve Anadolu Kurtuluş Mücadelesi yıllarında bu hareketi destekleyen ve değerlendiren güçlü ve cesaret dolu yazılarıyla milliyetçi gençliğin lideri durumuna geçti. Ankara'ya geçip Hakimiyet-i Milliye gazetesine başyazar oldu. Lozan'a giden Türk heyetine müşavir sıfatıyla katıldı. Lozan'dan döndükten sonra birkaç dönem Urfa Yozgat Tekirdağ ve İstanbul'dan milletvekili seçildi. Varşova Madrit Lizbon elçiliklerinde bulundu. Bir yıl Pakistan Büyükelçiliğinde bulunduktan sonra emekliliğini isteyerek yurda döndü. 1 Kasım 1958'de İstanbul'da vefat etti. Ertesi gün vasiyeti üzerine Rumelihisarı Mezarlığına gömüldü.

 

Yahya Kemal yetişme tarzı kültürü tesirleri ve her hali Türk olan davranışlarıyla milli şahsiyetlerimizden biridir. Paris'te Siyasal Bilgiler Fakültesinde derslerini takip ettiği Albert Sorel'in kuvvetli tesiri altında kalarak Türk tarihini incelemeye başladı. Jean Moréas Baudelaire Verlaine gibi Fransız şairlerinin edebi mülahazalarını iyi kavradı.Paris'e gidişi bir kaçış olduğu halde orada bilhassa Jön Türkler tarafından organize edilen siyasi faaliyetlere katılmayarak sanat çevrelerinde kendini yetiştirdi. Bu yıllarda İstanbul'da parlayıp sönen Servet-i Fünun şiiri tesirinden kendini kurtardı.

 

Klasik divan şiirini ve konularını batı şiirindeki bütünlük anlayışıyla milli bir ses ve yeni bir üslupla ele aldı. Avrupa dönüşü Yeni Mecmua'da 'Bulunmuş Sahifeler' başlığıyla yayınladığı gazeller ve şarkılarla tanındı. Bu neo-klasik şiirler onun çıkış noktasının Osmanlı tarih ve şiiri olduğunu gösterdiği gibi sonradan yeni şekiller ve sade dille yazdıklarında da şairin Osmanlı medeniyet ve kültürüne bağlı kaldığı görülür. Milli değerlerimize dayanmayan Batı taklitçiliğinin olamıyacağını bunun için de şiir ve yazılarıyla hiç gösterişe kapılmadan milli sanatı kurmaya çalıştı. Onda tarih vatan millet ve İstanbul sevgisi hep bu açıdan işlenir.

 

Osmanlı medeniyeti yüzyıllar boyu en güzel eserlerini İstanbul'da vücuda getirdiği için İstanbul Boğaziçi ve tabiat güzellikleri sevgisinin yanısıra tarih değerlerine de şiirlerinde yer verir. Duygu düşünce ve hayali ustalıkla kaynaştıran şair pekçoğunda hikaye karakteri verdiği lirik-epik şiirlerinin konularını aşk tabiat deniz ve ölümden alır. Şiirde iç ahengi her şeyden üstün tutmuştur. Ona göre ahenk veznin bittiği yerde başlar. Bütün şiirlerini bu ahengin sağlanmasına daha elverişli gördüğü aruzla yazmıştır. Yalnız 'Ok' şiiri hece vezniyledir. Ana dilimize olan sevgisini 'Bu dil ağzımda annemin sütüdür.' mısrasıyle anlatan Yahya Kemal söylediğimiz lisan dediği İstanbul Türkçesine bağlıdır. Şiirde olduğu gibi nesirde de yerli yersiz mecazlardan arınmış; duygu ve şiir yüklü her cümlesiyle fikri bir adım daha ileriye götüren yepyeni bir nesir üslubuna sahiptir.

 

Yahya Kemal Beyatlı şiirlerini makale ve hikayelerini sağlığında kitaplara toplamamış; eserleri dergilerde birçok gazetelerde dağınık kalmıştı. Ölümünden sonra dostları ve talebeleri tarafından bir 'Yahya Kemal'i Sevenler Cemiyeti' kurulduğu gibi İstanbul Fetih Cemiyetine bağlı bir de Yahya Kemal Enstitüsü ve Müzesi açıldı (1961). Hakkında yayınlanmış kitapların sayısı on beşi geçer. Usta bir şiir yapısına ve kelime işçiliğine sahip olan Yahya Kemal yüzyılımızın en başarılı Türk şairlerindendir.


Eserleri:
Kendi Gök Kubbemiz (1961-1963)
Eski Şiirin Rüzgariyle (1962)
Rubailer ve Hayyam Rubailerini Türkçe Söyleyiş (1963)
Aziz İstanbul (1964)
Eğil Dağlar (1966)
Siyasi Hikayeler (1968)
Siyasi ve Edebi Portreler (1968)

• İlketkinlik Online Test Merkezi

• İlketkinlik Eğlence Merkezi

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu nedenle, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, fatih(at)ilketkinlik.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.Sitemiz hiçbir şekilde kar amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

üst