Blog ne / nedir | 3340

Günlük hayattaki kullanımıyla kişinin gerçekçi bir çevrede yaşadığı çelişkileri ve bu çelişkilerin neden olduğu kaçınılmaz acı sonları anlatan trajedi kelimesi, bir tiyatro terimi olarak konusunu tarih ya da mitolojiden alan, acıklı bir sonu olan tiyatro türünü karşılar.

Klasik trajedinin özellikleri şöyle sıralanabilir:

1. İlk örnekleri MÖ 6. yüzyılda Antik Yunan’da verilmeye başlanmıştır. Bu dönemdeki en önemli tragedya yazarları Aiskhylos, Sophokles, Euripides’tir. Eski Yunan ve Roma sanatını örnek alarak eser üreten klasisizm akımı sanatçıları 17. yüzyılda da tragedya yazmışlardır. Bu sanatçıların en önemlileri Corneille ve Racine’dir.

İlk tragedya yazarları

2. Dramatik örgü, genellikle yüceltilmiş sözlerle konuşan bir kahramanın iyi bir durumdan kötü bir duruma düşmesi üzerine kurulmuştur.

3. Temel amaç, tutkuların insanı felakete sürükleyebileceğinin izleyiciye gösterilmesidir: İzleyici iyi insanların tutkularına yenik düştüklerinde kötü bir sonla karşılaştıklarını sahnede görünce bundan etkilenip korku ve acı duyacak, kendi ruhunu tutkularından arındıracaktır.

4. Tragedyalar baştan sona ciddi bir hava içinde oynanmış; izleyicide ürperti, korku, acı uyandıracak olaylara sahnede yer verilmemiş; sahne dışında gerçekleştirilen bu olayların haberleri sahnede duyurulmuştur.

5. Tragedyalar, diyalog ve koro bölümlerinden oluşmuştur. Kentin ihtiyarlarından ya da kadınlarından oluşan koro.

diyalog bölümlerindeki kişilere (tanrı, tanrıça ve soylulara) uyarılarıyla yol göstermiş, iyilikleri övüp kötülükleri yermiş, bu bağlamda halkın sağduyusunu temsil etmiştir.

6. Tragedyada konular tarih ve mitolojiden alınmış, erdem ve ahlâk gibi değerler yüceltilmiş, üç birlik kuralına uyulmuştur.

7. Tragedyalar manzum olarak yazılmıştır.

Menu