17. yüzyıl Osmanlı - Avusturya ilişkileri

17. yüzyılda Osmanlı - Avusturya ilişkileri, Vasvar antlaşması, Zitvatorok antlaşması, Karlofça antlaşması, II. Viyana kuşatması, İstanbul antlaşması ve bu antlaşmaların sonuçları.

17. yüzyıl Osmanlı - Avusturya ilişkileri

Osmanlı - Avusturya ilişkileri

a) (1593 – 1606) Avusturya Savaşları

b) Osmanlı Devleti ile Avusturya arasındaki mücadelelerin temel nedeni, Macaristan'a egemen olma isteğidir. Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde sağlanan barış ortamı 1593 yılına kadar devam etti.

Ancak,

  • iki ülkenin karşılıklı sınır ihlalleri
  • Avusturya'nın ödemesi gereken vergileri ödememesi gibi nedenlerden dolayı barış bozuldu.

Savaşın ilk yıllarında Osmanlı kuvvetleri büyük başarılar kazandılar. Ancak ilerleyen dönemlerde Avusturya'nın direnişi arttı ve savaş uzadı.

III. Mehmet (1595 - 1603) devlet adamlarının tavsiyelerine uyarak ordunun başında sefere çıktı. Osmanlı Ordusu Eğri Kalesi'ni fethetti. Haçova Savaşı'nda Avusturya Ordusu'nu yenilgiye uğrattı (1596).

III. Mehmet'in, geri dönmesinden sonra Kanije Kalesi alındı.

Ardından Avusturya Ordusu Kanije'yi kuşattı, fakat Tiryaki Hasan Paşa, Kanije önlerinde Avusturya ordusunu bozguna uğrattı. (1601).

Osmanlı kuvvetleri 1605'te Estergon'u fethetti. Bu gelişmeler üzerine Efliik, Boğdan ve Erdel Beyleri Osmanlı egemenliğini tekrar kabul ettiler.

Zor durumda kalan Avusturya'nın barış isteği üzerine iki devlet arasında Zitvatorok Antlaşması (1606) imzalandı.

Bu antlaşmaya göre;

  1. Avusturya, Osmanlı Devleti'ne savaş tazminatı ödeyecekti.
  2. Avusturya, bundan böyle yıllık vergi ödemeyecekti.
  3. Avusturya arşidükü, Osmanlı padişahına eşit sayılacak ve kendisine cesar (imparator) denilecekti.
  4. Eğri, Estergon ve Kanije Kaleleri Osmanlılarda kalacaktı.

Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin Avusturya üzerindeki üstünlüğü ve yaptırım gücü sona ermiştir. (Avusturya arşidükünün Osmanlı padişahına denk sayılması ve vergilerin kesilmesi bu durumun göstergesidir)

Osmanlı Devleti'nin Avusturya'ya bazı tavizler vermesinde; Anadolu'da Celali İsyanları'nın artması ve İran Savaşları'nın sürmesi etkili olmuştur. Avusturya'nın, Avrupa'da Otuz Yıl Savaşları'yla (1618-1648) uğraşması, Osmanlı Devleti'nin ise Celali Ayaklanmaları ve İran savaşları ile uğraşıyor olması, iki devlet arasında uzun bir barış dönemi yaşanmasında etkili oldu. Avusturya'nın Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanan Erdel Beyliği'ni desteklemesi üzerine yeniden başlayan savaş Vasvar Antlaşması ile sonuçlandı. (1664)

Vasvar Antlaşması'na göre;

Uyvar ve Novigrad Kaleleri Osmanlı Devleti'nde kalacak, Zerinvar Kalesi ise Avusturya'ya bırakacaktı.

Avusturya, Erdel'in Osmanlı egemenliğinde olduğunu kabul edecekti.

Osmanlı Devleti'nin belirlediği kişi, Avusturya tarafından Erdel Beyi olarak tanınacaktı.

II. Viyana Kuşatması (1683)

Osmanlı - Avusturya savaşlarının yeniden başlamasında Avusturya'nın Macarlara baskı yapması etkiii oldu. Protestan mezhebinden olan Macarlar, Tökeli İmre önderliğinde Osmanlı Devleti'nden yardım istediier. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, padişahı da ikna ederek sefere çıktı. Osmanlı Ordusu Viyana'yı ikinci kez kuşattı (1683).

Osmanlı ordusuna Eflak, Kırım, Erdel ve Boğdan beylikleri de katıldı. Avusturya İmparatoru I. Leopold, iç kesimlere çekilerek Avrupa'dan yardım istedi. Viyana üzerine 18 saldırı yapıldı. Merzifonlu şehrin yağmalanmasını önlemek için teslim olmasını bekliyordu. Kuşatmanın uzaması üzerine papanın teşvikiyle Alman, Fransız ve Lehlerden oluşan bir Haçlı ordusu Viyana'nın yardımına geldi.

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Kırım hanına Leh kuvvetlerinin Tuna Nehri'ni geçmesini engelleme görevini vermişti. Kırım Hanı, Merzifonlu ile arası açık olduğundan Haçlıların Tuna'yı geçmelerine engel olmadı. Osmanlı ordusu iki ateş arasında kaldı. Yapılan savaş Osmanlıların yenilgisiyle sonuçlandı. Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa geri çekilerek önce Budin'e, daha sonra Belgrat'a geldi. Belgrat'ta padişahın emriyle idam edildi.

Kutsal ittifak İkinci Viyana Kuşatması, Avrupa devletlerini harekete geçirdi. Papa'nın çalışmaları sonucunda Osmanlı Devleti'ne karşı Kutsal ittifak oluşturuldu. Bu ittifakta Avusturya, Lehistan, Venedik, Malta ve Rusya yer aldı (1683).

Kutsal ittifak'la Osmanlı Devleti arasındaki savaşlar 16 yıl devam etti. Avusturyalılar Macaristan'a, Lehliler Podolya ve Boğdan'a saldırdılar. Venedikliler Mora ve Dalmaçya kıyılarını ele geçirmeye çalıştılar. Osmanlılar bütün cephelerde yenildiler. Bu sırada IV. Mehmet'in yerine II. Süleyman padişah oldu (1687 - 1691) II. Ahmet (1691 - 1695) Dönemi'nde de başarısızlıklar devam etti. 1695'te hükümdar olan II. Mustafa, bizzat ordunun başında sefere Çıktı. (II. Mustafa Osmanlı ordusunun başında sefere çıkan son padişahtır.)

II. Mustafa Avusturya'ya karşı Macaristan'da bazı başarılar elde etti. Fakat daha sonra yenilgiye uğrayarak Edirne'ye döndü. Bu sırada Ruslar da Azak kalesini ele geçirdiler. Osmanlı Devleti, Kutsal ittifak devletleriyle yaptığı savaşlarda başarısız olunca barışa razı olmuştur.

Osmanlı Devleti'nin Kutsal ittifak devletleriyle yaptığı savaşları kaybetmesinde,

  • Çok geniş bir alanda birçok devletle savaşmak zorunda kalması
  • Avrupalı, devletlerin birlikte hareket etmesi
  • Sık aralıklarla yapılan padişah değişiklikleri nedeniyle yönetimde istikrar sağlanmasının zorlaşması etkili olmuştur.
Karlofça Antlaşması (1699)

Savaştan sonra ingiltere ve Felemenk (Hollanda) hükümetlerinin aracılığı ile görüşmeler başladı ve Kutsal İttifak devletleri ile Karlofça Antlaşması imzalandı (1699).

Savaşlar devam ederken Avrupa'da en önemli konu İspanya tahtına kimin geçeceğiydi. En önemli adaylar Avusturya kralı I. Leopold ile Fransa kralı XIV. Lui idi. ingiltere ve Hollanda, Fransa'nın İspanya ile birleşerek bütün Avrupa'ya egemen olmasından endişe ediyorlar, İspanya tahtına Avusturya kralının geçmesini istiyorlardı. Bu yüzden arabuluculuk yaparak savaşı bir an önce sona erdirmek istemişlerdir.

Antlaşmaya göre:

Banat Yaylası ve Temeşvar hariç Macaristan ve Erdel Avusturya'ya bırakılacaktı.

Podolya ve Ukrayna Lehistan'a verilecekti.

Mora Yarımadası ve Dalmaçya kıyıları ve Ayamavra Adası Venedik'e bırakılacaktı.

Antlaşma 25 yıl süre ile geçerli olacak ve Avusturya'nın garantisi altında bulunacaktı.

İstanbul Antlaşması (1700)

Rus elçisi, imza yetkisi olmadığını ileri sürerek antlaşmayı imzalamadı. Ruslarla 1700 yılında İstanbul Antlaşması imzalandı. İstanbul Antlaşması'na göre;

Azak kalesi Rusya'ya bırakıldı.

Böylece Rusya, Karadeniz'e inme politikasında ilk adımı atmıştır.

Rusya, İstanbul'da elçi bulundurabilecekti.

Rus Hristiyanları, kutsal toprakları (Kudüs) yerleri serbestçe ziyaret edebileceklerdi.

Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları'nın Sonuçları;

Osmanlıların Avrupa'daki ilerleyişi sona ermiş, geri çekilişi başlamıştır.

Avrupalılar Osmanlılara karşı savunmadan saldırıya geçmişlerdir.

Osmanlı Devleti ilk defa büyük çapta toprak kaybına uğramıştır.

Duraklama Devri sona ermiş, Gerileme Devri başlamıştır.

Rusya, Karadeniz'e çıkma ve Osmanlı politikalarını yakından izleme olanağı elde etmiştir.

Osmanlı Devleti'nin, Orta Avrupa egemenliği sona ermiştir.

  • Yazı Etiketleri :
  • Osmanlı - Avusturya ilişkileri 17. yy
  • İstanbul antlaşması
  • Karlofça antlaşması
  • vasvar antlaşması
  • II. viyana kuşatması
  • Zitvatorok antlaşması
Sevr Barış Antlaşması ve içeriği ( maddeleri ), Hukuki geçersizliğinin nedenleri
Yazıyı Oku

Sevr Barış Antlaşması ve içeriği ( maddeleri ), Hukuki geçersizliğinin nedenleri

II. Dünya savaşı, II. Dünya savaşının nedenleri ve sonuçları, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı’ndaki Politikası
Yazıyı Oku

II. Dünya savaşı, II. Dünya savaşının nedenleri ve sonuçları, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı’ndaki Politikası

Atatürk dönemi Türk dış politikası
Yazıyı Oku

Atatürk dönemi Türk dış politikası

Sağlık, sanat ve güzel sanatlar alanında yapılan inkılaplar
Yazıyı Oku

Sağlık, sanat ve güzel sanatlar alanında yapılan inkılaplar

Milli güç ve unsurları
Yazıyı Oku

Milli güç ve unsurları

Atatürkçü düşünce sistemi, Atatürkçülük ve önemi
Yazıyı Oku

Atatürkçü düşünce sistemi, Atatürkçülük ve önemi

Menu