Erozyonun diğer adı aşınımdır. Erozyon, toprakların parçalanması, su ve rüzgâr gibi dış güçlerle taşınarak, bulundukları ortamdan başka bir ortamda birikmesidir. En basit ifadeyle erozyon toprağın su ve rüzgâr ile taşınması olayıdır.

Erezyon nedir, erezyonu arttıran başlıca sebepler, erezyon tipleri

Erozyon Nedir?

Erozyonun diğer adı aşınımdır. Erozyon, toprakların parçalanması, su ve rüzgâr gibi dış güçlerle taşınarak, bulundukları ortamdan başka bir ortamda birikmesidir. En basit ifadeyle erozyon toprağın su ve rüzgâr ile taşınması olayıdır. Erozyonun nedenleri farklı olmakla birlikte su ve rüzgâr erozyonu en önemli iki grubu oluşturmaktadır.

Erozyonu arttıran başlıca nedenleri şunlardır;

Doğal afetler (sel baskınları, yer kayması).

Yamaç eğimlerinin fazla olması.

Bitki örtüsünün cılız olması.

Yağış rejiminin düzensiz olması.

Ormanların büyük oranda tahrip edilmiş olması.

Keçilerin ormanlarda otlatılması.

Tarlaların eğim yönünde sürülmesi.

Nadas uygulamasının yaygın olması.

Meraların aşırı otlama ile tahrip edilmesi.

Sağanak şeklinde ve düzensiz yağan yağışlar.

Erozyon ikiye ayrılır:

Akarsu erozyonu

Rüzgâr erozyonu

Rüzgâr erozyonu

Rüzgâr erozyonu ise rüzgârın ekisiyle gerçekleşen aşınma ve taşıma olayıdır. Rüzgâr erozyonu sonucu verimli toprakların kaybı, buharlaşmanın hızlanmasıyla toprak eğimliliğinin azalması, bitki büyümesinin azalması ve verimin düşmesi olumsuzluklarını ortaya çıkarmaktadır. Rüzgârla taşınan kum ve verimsiz malzemeler, üretken tarım topraklarını kaplayarak, tarım yapılamaz hâle getirmektedir.

Kurak ve yarı kurak iklimi olan bölgelerde yaygın olmakt olan rüzgâr erozyonu yeterli bitki örtüsü bulunmayan ve yer şekillerinin oldukça düz, geniş arazilerde, gevşek yapıdaki kuru ve ince olan toprağın şiddetli rüzgârın etkisi ile parçacıklar hâlinde yerinden oynatılarak, toz bulutları şeklinde yer değiştirmesine neden olur.

Rüzgâr erozyonunun en fazla meydana geldiği yerler çöller ve karasal ortamlardır.

Rüzgâr erozyonunun en fazla meydana geldiği yerler Konya Ovası, Tuz Gölü ve Çevresi ile Güneydoğu Anadolu'dur.

Akarsu Erezyonu

Akarsu erozyonu, erozyonlar arasında en yagın ve etkili olanıdır. Eğimli arazilerde bitki örtüsünün zayıfladığı veya yok olduğu bölgelerde yere düşen yağmur damlalarının darbeleri sonusunda bir kısım toprak parçasını yerinden kopararak parçalar. Böylece yüzeysel akışa geçen yağmur suları bu toprak parçalarını sürükleyerek hareket doğrultularında taşırlar.

Yüzeysel akış hâlinde olan sular aşağılara indikçe, diğer akış hâlindeki sularla birleşerek güçlenir ve giderek taşıma gücüde artar. Bu erozyon çeşidi bütün ülkelerde görülmekte olup, erozyonla kaybedilen toprak verimliliğini geri kazanılması mümkün değildir.


Türkiye'de erezyon ile ilgili okuma parçası

Türkiye'nin yüksek ve çok engebeli bir ülke olması, akarsu ve sel aşındırmasının yaygın ve şiddetli olmasına neden olmaktadır. Akarsuların büyük bir bölümünün düzensiz rejimli ve hızlı akışlı olması da erozyonu şiddetlendiren bir etkendir. Türkiye'de akarsuların sadece bir yılda taşıdığı malzemenin 500 milyon tonu aştığı hesaplanmıştır. Bu veriler, Türkiye'deki erozyonun çok ciddi boyutlarda olduğunu göstermektedir.

Türkiye'nin yüz ölçümünün 1/5'inden fazlası çok şiddetli, 1/3'ünden fazlası şiddetli aşınıma uğramaktadır. Çok şiddetli erozyon genellikle dağlık alanlarda olmaktadır. Doğu Anadolu'nun güney ve batı kesimleri, Toroslar, İç Anadolu'nun doğu kesimleri, İçbatı Anadolu ve Ege'nin dağlık bölümleri çok şiddetli erozyonun etkisi altındadır. Şiddetli erozyona uğrayan yerler ise Doğu Anadolu'nun kuzey kesimi tümüyle Karadeniz Bölgesi, Marmara'nın güney ve Menteşe dağlık yöresidir. Diğer yerlerde de hafif ve orta derecede erozyon görülmektedir.

Türkiye'nin doğal koşulları göz önünde bulundurulduğunda, toprak erozyonunun, doğal dengeyi bozduğu görülmektedir. Türkiye'de, rüzgârın oluşturduğu erozyon çok önemli boyutlarda değildir. İç Anadolu'da Karapınar yöresinde doğal bitki örtüsünün yok olması ve arazinin engebesizliği nedeniyle rüzgârın oluşturduğu erozyon etkili olabilmiş ve çok miktarda kumul ortaya çıkmıştır. Kumulların ilerlemesi, setlerle ve ağaçlarla engellenmiş, rüzgârın oluşturduğu erozyonun önüne geçilmiştir. Çukurova'daki kıyı kumulları ağaçlandırılarak yerleşim alanları ve tarım arazileri için tehlike oluşturmaları önlenmiştir.

Türkiye topraklarının %90'ı su erozyonunun %1'i rüzgâr erozyonunun etkisi altında kalmaktadır. Tarım topaklarında bu oran su erozyonu için %75 civarındadır. Türkiye'de akarsularla birlikte birim araziden erozyonla taşınan toprak miktarı, ABD'den 7, Avrupa'dan 17 ve Afrika'dan 22 kat daha fazladır. Ülkemiz topraklarının yaklaşık 3/4'ü şiddetli ve çok şiddetli erozyona maruz kalmaktadır. Tarım arazilerinin % 59'unda, meraların % 64'ünde ve orman arazilerinin % 54'ünde erozyon sorunu bulunmaktadır.

  • Yazı Etiketleri :
  • erezyon
  • rüzgar erezyonu
  • akarsu erezyonu
  • erezyonun oluşmasının sebepleri
Geçmişten günümüze ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılması
Yazıyı Oku

Geçmişten günümüze ekonomik faaliyetlerin sınıflandırılması

Geçmişten günümüze geçim kaynakları
Yazıyı Oku

Geçmişten günümüze geçim kaynakları

Türkiye'de görülen başlıca toprak tipleri
Yazıyı Oku

Türkiye'de görülen başlıca toprak tipleri

Göçün mekansal etkileri ve sonuçları
Yazıyı Oku

Göçün mekansal etkileri ve sonuçları

Göç türleri (iç ve dış göçler), geçmişten günümüze göç hikayeleri
Yazıyı Oku

Göç türleri (iç ve dış göçler), geçmişten günümüze göç hikayeleri

İnsanlar neden göç eder ? Göçlerin nedenleri, itici ve çekici faktörler
Yazıyı Oku

İnsanlar neden göç eder ? Göçlerin nedenleri, itici ve çekici faktörler

Menu