Fiillere getirilen birtakım eklerle oluşturulan; fiillerin isim, sıfat, zarf şeklini yapan sözcüklere fiilimsi denir. Fiilimsiler, fiillere getirilen "fiilimsi ekleri" ile ortaya çıkarlar. Fiilimsiler sözcüğün cümlede "isim, sıfat ve zarf" görevinde kullanılmasını sağlarlar.

Fiilimsiler (eylemsiler), isim fiil, sıfat fiil, zarf fiil

Fiillere getirilen birtakım eklerle oluşturulan; fiillerin isim, sıfat, zarf şeklini yapan sözcüklere fiilimsi denir.

Fiilimsiler, eylemden türeyen, ancak eylemin bütün özelliklerini göstermeyen sözcüklerdir. Bunlar bir fiil gibi olumsuz yapılabilir; ancak bir fiil gibi çekimlenemez.

Fiilimsiler, fiillere getirilen "fiilimsi ekleri" ile ortaya çıkarlar. Yani fiiller bazı ekler sayesinde fiilimsi olurlar. Bu ekler fiilden isim yapma ekleri olarak da bilinir ki bunlar eklendiği fiili isim soylu sözcük yaparak o sözcüğün cümlede "isim, sıfat ve zarf" görevinde kullanılmasını sağlarlar. (Fiilimsiler, fiilden isim yapma eki aldıkları için türemiş bir sözcük olarak kabul edilirler.)

Fiilimsilerin Özellikleri

Eylemlerden türetilirler.

Eylemsiler yüklem olduğunda cümle isim cümlesi olur.

Eylemsiler yapı bakımından türemiştir. Çünkü bu ekler yapım ekidir.

Olumsuzluk eki (-me / -ma) alabilirler.

Fiillerin aldığı "fiil çekim eklerini" yani şahıs ekleri, haber ve dilek kiplerini alamazlar.

Yarım yargı bildirir.

Cümlede ad soylu sözcük (ad, sıfat, zarf) gibi görev yaparlar.

Fiilimsiler; isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil olmak üzere üçe ayrılır:

1-İsim-Fiil (Ad-Eylem/Mastar)

Fiillere getirilen "-ma / -me, -mak / -mek, -ış / -iş / -uş / -üş" ekleriyle yapılır. Bu ekleri, aklımızda daha kolay kalması için "-ma, -ış, -mak" şeklinde kodlayabiliriz. Bu ekler fillere gelerek onları cümle içinde "isim" yaparlar. İsim-fiiller, fiillerin isim gibi kullanılabilen şekilleridir.

Örnekler :

Onunla tanışma ben de istiyorum.

Şiir okuyuna herkes hayran kaldı.

Balık tutmak bir yetenek işidir.

Evin her tarafını güzelce temizlemenizi istiyorum.

Bu köyden ayrılmak bana çok zor gelmişti.

Kitap kaplayışını beğendim.

Babamın ömrü hep bu tarlada çalışmakla geçti.

Bugün okula gitmemek için babasının işyerinde çalışıyor.

Her sabah parkta biraz yürümeye karar verdim.

Ünlü sanatçının, ödül törenine gelmemesine çok kırıldık.

Küçük çocuk, buradan trenlerin geçini seyrederdi.

Yoldaki çukurların kapatılmayışı trafiği felç etti.

Programın başlayışı herkesi heyecanlandırdı.

Yanımda olunu, bana sarılışını hiç unutamam.

UYARI : İsim fiil eki almış olmasına rağmen zamanla kalıplaşarak bir varlığın veya kavramın adı haline gelmiş sözcükler vardır. Bunlar fiilimsi olarak kabul edilmezler.

Bahçedeki kazma herhalde kaybolmuş.

Masadaki dolma çok güzel görünüyor.

Danışmada beklediğini söyledi.

Elindeki çakmak ile oynaması annesini tedirgin etti.

Her gün dondurma yersen çok hasta olabilirsin.

Kötü hava şartları sebebiyle tüm lar iptal edilmiş.

Misafirlere pilavla kavurma ikram ettik.

Bu şiir, yepyeni bir söyleyle yazılmış.

Lokantada ev yemekleri yapıyorlarmış.

Gökyüzü uçurtmalarla doluydu.

Çok güzel bir deneme yazmış.

Atatürk ileri görüş bir liderdi.

Yaprak sarmasını severim.

UYARI : Olumsuzluk eki olan "-ma, -me" eki ile isim fiil eki olan "-ma, -me" eki karıştırılmamalıdır.

Ortalığı toplama görevini kardeşine verdiler

Bu saatte herkes uyuyor ortalığı toplama.

Bekleme süreniz yaklaşık yedi dakikadır.

Söz verdiği hâlde etkinliğimize gelmedi.

Sabah koşmayı severim.

Koridorlarda koşmayın.

Büyüklerine karşı yüksek sesle konuşma.

Güzel konuşma sanatı iletişimde önemlidir.

Gülme komşuna gelir başına.

Onun yaptıklarına üzülmemek elde değil.

Okuma çalışması yapmalısınız.

Uykun varken kitap okuma.

UYARI : Bir kelime hem isim-fiil eki hem olumsuzluk eki alabilir. Bu durumda ilk ek "olumsuzluk eki", ikinci ek ise "isim-fiil" ekidir.

Onun gelmemesi beni mahvetti. (ilki olumsuzluk eki)

Ekmeğinizi bölüşmemeniz beni üzdü.

Bunu bize söylememen gerekirdi.

UYARI : İsim-fiiller isim tamlamalarında kullanılabilir.

Yazarın konuşması etkileyiciydi.

Çocuğun yürüyüşü düzelmemişti.

Okuma çalışması yapılmalı.

Çalışmanın önemini elbet anlayacaklar.

Annem solan çiçekleri attı.

UYARI : İsim-fiiller kalıplaşarak sıfat görevinde kullanılabilirler.

Kahvaltıda mutlaka sıkma portakal içerdi.

Bazı yazarlar yazılarını takma adla yayımlıyor.

Bu evin her odasında bir gömme dolap vardı.

Belediye başkanı, karma resim sergisinin açılışını yaptı.

Balkonun korkulukları yapma çiçeklerle süslenmişti.

2-Sıfat Fiil (Ortaç)

Fiillere getirilen "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleri ile yapılır. Bu ekler de büyük ünlü uyumu kuralına göre eklendiği sözcük içinde değişiklik gösterecekleri için "-an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş" şekillerinin olduğunu bilmeliyiz. Fakat daha rahat ezberleyebilmemiz için "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" eklerini bilmemiz yeterlidir. Zaten daha da kolay akılda kalması için şifrenmiş bir şekilde sıralanmıştır.

"Anası mezar dikecekmiş"

Gelen, gideni aratır. Yıkılası dağlar geçit vermez oldu.

Bu çocuğun sevilesi bir yanı kalmamış.

Görünmez kazaya da davetiye çıkarmayalım.

Aşılmaz yollardan aşırdın beni.

Koşar adımlarla bebeğini kucaklamaya gitti.

Gider ayak herkesin canını yaktı.

Ne zaman seninle olsam tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah…

Bazen bilindik şiirlerle bile olsa göz doldurmayı iyi biliyordu.

Gelecek sezonda en başarılı futbolcular bizim olacak.

Böyle bir kazadan sağlam çıkabildiyse verilmiş sadakası var demek.

UYARI : Sıfat fiillerin olumsuz şekilleri de mevcuttur.

Çalışmayan adama kimse ekmez vermez.

Unutulmayacak sözler söyledi.

Bitmeyen acılarını anlattı.

Olmayacak duaya amin denmez.

UYARI : Bazı sıfat fiil ekleri ile başka ekler benzerlik göstermektedir. Bunları karıştırmamak gerekir. (-mış, -mez, -ar, -ecek,- dik)

Tutmaz dizlerim birden düzeldi.

Dedemin dizleri tutmaz.

Koşar adımlarla yanıma geldi.

Her sabah mutlaka koşar.

Gelecek yıl şampiyonuz.

Seneye bize gelecek.

Yırtılmış pantolon ile dışarı çıkma.

En sevdiği pantolonu yırtılmış.

Bitmez dertlerim var benim.

Benim dertlerim hiç bitmez.

Masadaki çalar saate bakıyordu.

Saatim her sabah beşte çalar.

Her taraf sararmış yapraklarla doluydu.

Eylül geldi diye yapraklar sararmış.

Adama oturacak sandalye kalmamış.

Gider ayak hepimizi kandırdı.

Bu akşam gidecek bir yerimiz yok.

Farkına varmadık, zaman geçmiş.

Geçmiş zamanın özlemiyle yaşıyoruz.

UYARI : Sıfat-fiiller bazen sıfat görevinde olmayabilir.

Sabaha kadar gezdiğimizi ona söylemedim.

Nerede ne söyleyeceğine dikkat ederdi.

Dün neler yaptığını hepimize anlattı.

Toplantının birazdan biteceği bildirildi.

UYARI : Sıfat-fiillerin tamamladıkları isimler düştüğünde bu sözcükler adlaşmış sıfat olarak kullanılır.

Çok gülen çok ağlarmış.

Defterine yazdıklarını bize okudu.

Programa katılacaklar adlarını bana yazsın.

Gelen gideni aratır.

Tanıdıkları onu artık aramıyordu.

Gelecekten çok umutluyum. (gelecek günler)

Çalışan mutlaka bir gün karşılığını alır. (çalışan insan)

Artık bilinmeze doğru yol alıyorum. (bilinmez zaman)

Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi? (okuyan insan, gezen insan)

Kaybettiklerine üzülmüyor musun? (kaybettiğin şeyler)

Görünmez olmak en büyük hayalimdir. (görünmez adam)

Yapacağını yaptın en sonunda. (yapacağın iş)

Geçmişin izlerini bir bir silmeliyiz. (geçmiş günler)

Dışarıda bağıran sen miydin? (bağıran kişi)

Sevdiğini her şeyin üstünde tutardı. (sevdiği kız)

Çürümüşleri kenara koyalım.

UYARI : "-dik" ve "-acak" ekiyle kurulan sıfat-fiiller, tamlanan (iyelik) eki alabilir.

Anlatacağım masalı çok beğeneceksiniz.

Size, kalacağınız odaları gösterelim.

Şimdi söyleyeceklerimi aklınızdan hiç çıkarmayın.

Aldığım kitapların hiçbirini okumadım.

Orada çektiğiniz fotoğrafları çok merak ediyorum.

Sevdikleriniz için buradan hediye alabilirsiniz.

UYARI : Sıfat-fiil eki alan bazı sözcükler (dolmuş, yazar, yakacak, giyecek geçmiş, gelecek) zamanla fiilimsi özelliğini kaybedip kalıcı isim olmuştur.

İhtiyar adam çocuklarının geleceğini düşünüyordu.

Buzdolabında hiç yiyecek kalmamış.

Kurşunkalemle yazdığı için hep açacak taşırdı.

Buradaki fakir insanlara giyecek yardımı yapılacakmış.

Ünlü yazar, son romanının tanıtımını ilginç bir yolla yapıyor.

Şirketin gelirleri artınca yeni şubeler açmaya karar verdik.

Köyün hemen ilerisinde bir çağlayan vardı.

Benim bineceğim dolmuş buradan kalkıyor.

Bu yıl yakacak sorunumuz yok.

3-Zarf-Fiil (Bağ-Fiil, Ulaç)

Fiillere getirilen "-ken, -alı (-eli), -madan (-meden), -ince (-ınca / -unca / -ünce), -ip (-ıp / -up / -üp), -arak (-erek), -dıkça (-dikçe / -dukça / -dükçe / -tıkça /-tikçe / tukça / -tükçe), -e… -e (-a… -a), -r… -maz (-r… -mez), -casına (-cesine), -meksizin (-maksızın), -dığında (-diğinde / -duğunda / -düğünde / -tığında / -tiğinde / -tuğunda / -tüğünde)" ekleriyle oluşturulan sözcüklerdir.

Birleşik bir cümlede iki cümleyi bağladıkları için bağlaç; özne, nesne, tümleç aldıkları için fiil sayılan kelimelerdir. Bağ fiillere "ulaç" da denir. Çekim ekleri almazlar. Cümlede zarf olarak kullanılırlar.

Dereyi görmeden paçaları sıvama.

El, elin eşeğini türkü çağırarak arar.

Kol kesilirken parmak acımaz.

Çocuklar, konuşa konuşa yanımızdan geçtiler.

İçeri girer girmez konuşmaya başladı.

O mahalleden ayrılalı tam üç yıl olmuş.

Ders çalışırken uyuyakalmışım.

Sizinle İstanbul’a gelince görüşürüz.

Masadan kalkıp yanımıza geldi. (durum)

Yaşlı kadın durup durup ağlıyordu. (durum)

İki çocuk gülerek bize bakıyordu. (durum)

Ağacın dalı çatırdayarak kırıldı. (durum)

Akşam olmadan işlerimizi bitirdik. (zaman)

Bu işte karşılık beklemeksizin çalışıyordu. (durum)

Bu zor durumda hiç düşünmeksizin karar verdi, (durum)

Arabamız ilerledikçe köyleri bir bir geçiyoruz. (zaman)

Zil çalınca hepimiz dışarı çıktık. (zaman)

Film başlayınca bütün seyirciler sustu. (zaman)

Ben köyden çıkalı yirmi yıl oldu. (zaman)

Baraj yapılalı tarlalarımız daha iyi sulanıyor. (zaman)

Durakta beklerken o da yanıma geldi. (zaman)

Merdivenleri çıkarken birden ayağım kaydı. (zaman)

İşleri yetiştirmek için ölesiye çalışıyordu. (durum)

Sevdiği yemeklerden doyasıya yerdi. (durum)

Olayı, sanki tekrar yaşarcasına anlatıyordu. (durum)

Her şeyi anlamışçasına yüzümüze baktı. (durum)

UYARI : Zarf-fiil eklerinden "-ken" ad soylu sözcüklere de eklenebilir. O zaman, eklendiği sözcük zarf olur; ama eylemsi olmaz.

Ben dışarı çıkarken o içeri girdi.

Otobüsteyken birden telefonum çaldı.

Ben dersteyken annem müdürle görüşmüş.

UYARI : Zarf-fiiller cümleye durum ve zaman anlamı katarlar. Durum anlamı kattığını "nasıl" sorusunu sorarak bulabiliriz. Zaman anlamı kattığını "ne zaman" sorusunu bularak bulabiliriz.

Köy yolunda çamurlara bata çıka ilerliyorduk. (durum)

Hastanın başında nöbetleşe bekliyoruz. (durum)

Bugün dersimiz bire on kala bitiyor. (zaman)

Masadan kalkıp yanımıza geldi. (durum)

İki çocuk gülerek bize bakıyordu. (durum)

Akşam olmadan işlerimizi bitirdik. (zaman)

Hiçbir yere uğramadan buraya gelin. (durum)

Okulumu gördükçe çocukluğum aklıma gelir. (zaman)

Zil çalınca hepimiz dışarı çıktık. (zaman)

İzmir’e varır varmaz sizi ararım. (zaman)

Sen de hep bilir bilmez konuşuyorsun. (durum)

İçeriden "Bekle yavrucuğum!" diyerek elindeki para kesesiyle çıktı. (durum)

Eve döndüğünde evde gördüklerine inanamadı. (zaman)

Sen gittiğinde ben de bu sorunları yaşıyorum.(zaman)

O gün yaşadıklarını annesine anlatmadan uyuyamaz. (durum)

  • Yazı Etiketleri :
  • Fiilimsiler (eylemsiler)
  • isim fiil
  • sıfat fiil
  • zarf fiil
Oluşumlarına göre göl çeşitleri ( doğal göller, yapay göller )
Yazıyı Oku

Oluşumlarına göre göl çeşitleri ( doğal göller, yapay göller )

Yer altı suları (tabaka, vadi, artezyen, fay, kaynaç)
Yazıyı Oku

Yer altı suları (tabaka, vadi, artezyen, fay, kaynaç)

Deprem (seizma), deprem nerelerde oluşur ?
Yazıyı Oku

Deprem (seizma), deprem nerelerde oluşur ?

Yer üstü suları ( okyanuslar, denizler, akarsular, göller )
Yazıyı Oku

Yer üstü suları ( okyanuslar, denizler, akarsular, göller )

Toprak horizonları (zonal, intrazonal, azonal)
Yazıyı Oku

Toprak horizonları (zonal, intrazonal, azonal)

Levha nedir, levha türleri, levha hareketleri nelerdir
Yazıyı Oku

Levha nedir, levha türleri, levha hareketleri nelerdir

Menu