İyi bir haber yazısının güncel, doğru, kolay anlaşılır, ilginç ve önemli olması gerekir. İlk gazete, Roma Senatosu tarafından MÖ 59 yılında 2000 kopya olarak çıkarılıp imparatorluğun değişik köşelerine dağıtılan "Acta Diurna"dır.

İyi bir haber yazısının özellikleri, türk ve dünya edebiyatında gazetenin tarihsel gelişimi, Türkiyede yayınlanan ilk gazeteler

İYİ BİR HABER YAZISININ ÖZELLİKLERİ

İyi bir haber yazısının güncel, doğru, kolay anlaşılır, ilginç ve önemli olması gerekir.

Güncellik
Güncellik, zamansal yakınlık olarak da nitelendirilir. Güncellik; şimdiki zamanda süren, üzerinde durulan, konuşulan olay, duruya da konuyu içerir. Haber yazısında sözü edilen konunun güncel olması, haberin değerini artırır.

Doğruluk
Haberi, kaynağından ilk önce almak kadar doğru almak da önemlidir. Doğruluk, gerçeklikle örtüşmektir. Bir haberin doğru olması, haberde verilen bilgilerin doğru olması anlamına gelir. Yalan ya da yanlış bilgi haberde yer almamalıdır. Bu hemuhabir hede yayımlayan kuruaçısından önemlidir. Yalan yanlış, kulaktan dolma bilgilerle oluşturulan haber, farklı anlamlara yol açar.

Kolay anlaşılır olmak
Haber metninin okuyucu tarafından kolayca anlaşılması gerekir. Okuyucu, metin çözümlemesi için özel bir çabaya ihtiyaç duymamalıdır. Fotoğraf, karikatür gibi görsel ögelerin kullanılması, haber yazısının anlaşılmasını destekler.

İlginçlik
İlginçlik; ilgi uyandırmak, ilgi ve dikkat çekmek anlamına gelir. Alışılmamış, sıra dışı, az rastlanılan, şaşırtıcı, tuhaf olay, durum, kişi ve nesneler ilginçlik kapsamına girer. Bu tür haberlerde okuyanı, izleyeni şaşkınlığa düşüren özellikler de bulunur.

Gazeteciliğin temel ilkesi olarak sunulan "Bir köpek, bir adamı ısırırsa bu bir haber değildir fakat bir adabir köpeği ısırırsa bu bir haberdir." sözüyle haber yazısının bu özelliği vurgulanmıştır.

Önemlilik
Bir haberin önemli olması, ne kadar insanı ilgilendirdiği ve niteliği bakımından irdelenmesiyle belirlenir. Bir haberin önemini belirlemek için iki soruya cevap aranır:

a. Etkisi nedir? Herhangi bir olay, durum, görüş, açıklama, uygulama ya da karar; toplumu, ülkeyi, yaşanılan
mekânı, dünyayı, ne ölçüde etkilemiştir?

b. Sonucu nedir? Habere konu olan içeriğin siyasal, ekonomik, kültürel, toplumsal sonuçları; küresel, ulusal, bölgesel, yerel çerçevede ne gibi sonuçlar doğurmuştur? Bu soruların cevaplarına bağlı olarak bir haberin ne ölçüde önemli olduğu ortaya konur.

TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA GAZETENİN TARİHSEL GELİŞİMİ

İlk gazete, Roma Senatosu tarafından MÖ 59 yılında 2000 kopya olarak çıkarılıp imparatorluğun değişik köşelerine dağıtılan "Acta Diurna"dır. Fethedilen topraklar, siyasi gelişmeler, toplumsal olaylar ve gladyatör dövüşlerinin sonuçları hakkında bilgi içeren bu gazeteyi, okuma bilen Roma vatandaşları yüksek sesle okuyarak okuma bilmeyenlere duyururdu. Çin'de Tang hanedanı döneminde dağıtılmaya başlanan "Kai Yuan Za Bao" adlı saray genelgesi de Çinlilerin başarıları konusundaki haberlere yer verdigi için bu yönüyle bir gazete sayılabilir.

15. yüzyılda matbanın icadı ve Avrupa'da yaygınlaşmasıyla özellikle Alman prensliklerinde haber kâğıtları basılmıştır. Bir kralın tahta çıkışı, ölümü, çocuğunun olması, evlenmesi, meydan savaşları, prensliklerin arasında yapılan turnuvalar, cadıların ve dinsizlerin yakılışı, salgın hastalıklar gibi popüler ve dramatik olaylar olunca haber kâğıdı çıkarılır ve satılırdı.

Avrupa'daki haber kâğıtlarının benzerlerine 14. yüzyıldan itibaren Japonya'da da rastlanmıştır. Japonya'da çıkan "kawara-ban" adı verilen haber kâğıtlarında kavramsal yazılar yanında bazen şekiller de yer alırdı. Bunlar genelde bir tek olayı haber olarak verir ve dükkânların önünde sergilenirdi. Bu uygulamanın üç yüz yıl kadar sürdüğü, 17. yüzyılın sonlarından itibaren Avrupa'daki benzerleriyle karşılaştırılabilecek düzeyde olan "yomiuri" adlı haber kâğıtlarının sokak satıcıları tarafından satıldığı bilinmektedir.

İlk süreli yayın olarak gazete nerede, ne zaman ortaya çıkmıştır? Bu soruya doğru ve tek bir yanıt bulabilmek zordur. Bazı kaynaklara göre ilk gazete 1609'da Bremen yakınlarında Augusburg'da yayımlanmıştır. Augusburg'da çıkan ilk gazetenin adı "Avis Relation Oder Zeitung"dur. Aynı yıl, Strasburg'da "Relation" adlı bir başka gazetenin yayımlanmaya başladığı bilinmektedir. Başka bir kaynak ise Hollanda'da 1605'te ticari bültenden doğduğu kabul edilen "Niuewe Tijdingen" adlı yayının ilk gazete olduğu üzerinde durmaktadır.

İlk gazetenin çıkmasında gözden uzak tutulmaması gereken ise bu faaliyetin Avrupa'da merkezî otoritenin hüküsürdüğü mutlak monarşilerle yönetilen ülkeler yerine; dağınık, birliği zayıf olan ve ticaretin gelişmesiyle ekonomik gücü artan kentlerde daha çabuk ve kolay bir şekilde başlamasıdır. Mutlak monarşilerdeki güçlü iktidar baskısı ve denetimi, gazeteciliğin gelişmesini olumsuz etkilemiştir. 17. yüzyıl kapanıp 18. yüzyıla girildiğinde dünyada gazete çıkan ülke sayısında artış görülürken gazeteciliğin temeli olan haber verme işlevinde bazı gelişmeler olmuştur ancak Avrupa'nın pek çok ülkesinde gazete üzerindeki denetimler sürmüştür.

19. yüzyıl, gazetenin ve gazeteciliğin gelişmesi, kurumsallaşması bakımından pek çok köklü değişikliğin görüldüğü bir yüzyıldır. Hiç kuşkusuz, 19. yüzyılda İngiltere'de endüstri devriminin başlaması, dünyada gazeteciliğe de damgasını vurmuştur. İngiltere'de başlayan endüstri devrimiyle bağlantılı olarak gelişen enformasyon devrimiyle gazetecilik daha çok özgürlük elde etmiş, bir meslek hâline dönüşmüş ve okuyucu kazanmıştır. Gazeteler okuyucusunu tutmak için haberleri izlemiştir. Gazete ve gazetecilik topluiçinde etkili olmaya başlamıştır.

19. yüzyılın ortalarından itibaren, seçkinci gazetecilik anlayışından halka dönük gazetecilik anlayışına ve kitle gazetesine geçiş, gazetenin 19. yüzyılda doruk noktasına ulaşmasını sağlamıştır. Gazetecilikte "insanın ilgisini çekme anlayışı" olarak nitelenen bu yaklaşımla ilginçlik, önemlilik, anlamlılık ve sansasyon gibi kavramlar gazetecilikte önemli olmaya başlamıştır. Bu kavramlar, 20. yüzyılda da gazeteciliğe damgasını vurmayı sürdürmüştür.

Magazin, fikir, radyo ve televizyon gazeteciliğinin çerçevesini oluşturan "insanın ilgisini çekme" anlayışı, 21. yüzyılda da değişmekte olan gazetecilik uygulamalarında kendini açık bir şekilde hissettirmektedir.

İstanbul'da Fransız sefareti tarafından 1794'ten itibaren on beş günde bir, İzmir'de de 1824'ten itibaren Fransız tüccarlar tarafından gazete çıkarılmıştır. Mısır'da ise Mehmet Ali Paşa, "Takvim-i Mısrıyye"yi yayımlamıştır (1828).

Türk edebiyatında bugünkü Türkiye sınırları içinde yayımlanan gazeteler şunlardır:

1. Takvim-i Vekayi (Olayların Takvimi)
Adını II. Mahmut'un koyduğu ilk Türkçe gazetedir (1831). Resmî gazete olma özelliği taşıyan Takvim-i Vekayi'de; genelde devletin, padişahın resmî bildirileri, iç ve dış haberler, askerî ve resmî konulardaki açıklamalar yer almıştır.

Takvim-i Vekayi;

  • Halka, Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki ve dünyadaki olaylarla ilgili bilgi verme,
  • Yabancıların Osmanlı İmparatorluğu hakkında bilgi edinmesini sağlama,
  • Osmanlı'nın içinde bulunduğu dönemde, birliğinin korunması için doğru haberlerin yayımlanmasını sağlama,
  • Devletin resmî işlerinin ve icraatlarının halk tarafından bilinmesini sağlama gibi amaçlarla yayımlanmıştır.

2. Ceride-i Havadis (Olayların Gazetesi)
Takvim-i Vekayi'den sonra, WilliaChurchill adlı bir İngiliz tarafından çıkarılan yarı resmî gazetedir (1840). Bu gazetede, günlük olaylar ve ilanlar yer almıştır. Gazetede tiyatro özetleri, Avrupa gazetelerinden alıntılanan magazin türü haberler, vatan sevgisi, ahlakla ilgili makaleler de yayımlanmıştır.

3. Tercüman-ı Ahval (Durumların Tercümanı)
Tercüman-ı Ahval, 1860'ta Şinasi ve Agâh Efendi tarafından çıkarılan ilk özel gazetedir. Batı etkisindeki Türk edebiyatının ilk yayın oganı olan Tercüman-ı Ahval, Türk kültür tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Bu gazetenin çıkarılması, Tanzimat edebiyatının da başlangıcı olmuş ve düşünce gazeteciliğinin yolunu açmıştır. Tercüman-ı Ahval'de, resmî görüşün dışındaki konulara da değinilerek halkın sorunları dile getirilmiş, zamanla okuyucu mektuplarına ve ansiklopedik bilgilere de yer verilmiştir.

4. Tasvir-i Efkâr (Fikirlerin Tasviri)
Şinasi, Tercüman-ı Ahval'den ayrıldıktan sonra 1862'de Tasvir- Efkâr'ı çıkarmıştır. Namık Kemal, ilk makalelerini bu gazetede yayımlamıştır. Gazete, sadece olayları aktarmakla kalmayıp düşünce ve edebiyat gazetesi olarak da Türk diline ve edebiyatına hizmet vermiştir. 1865'te Namık Kemal'e bırakılan bu gazete, 1867'de Recaizade Mahmut Ekretarafından yayımlanmıştır.

  1. Ali Suavi'nin, 1866'da istanbul'da çıkardığı "Muhbir" daha sonra Avrupa'da çıkarılmaya deva edilmiştir.
  2. Ziya Paşa, 1868'de Londra'da Namık Kemal ile birlikte kurduğu "Hürriyet"i, 1869-1870'te Londra ve Cenevre'de tek başına çıkarmayı sürdürür.
  3. Namık Kemal, Avrupa dönüşü "İbret"i (1871) çıkarmaya başlar.
  4. Ahmet Mithat, "Devir" (1872), "Bedir" (1872) gazetelerini, sonra da "Tercüman-ı Hakikat"i (1878) çıkarır.
  5. Dönemin tanınmış diğer gazeteleri "Hadika" (Namık Kemal-1872), "Sıraç"(Ahmet Mithat Efendi-1873),
  6. "Basiret" (Namık Kemal ve Ziya Paşa-1869), "Sabah" (Şemsettin Sami-1876),"Vakit"(Ahmet Mithat Efendi-1875)'tir.
  • Yazı Etiketleri :
  • Acta Diurna
  • Ceride-i Havadis
  • Tercüman-ı Ahval
  • Tasvir-i EfkârTasvir-i Efkâr
Sanat felsefesi ve estetik
Yazıyı Oku

Sanat felsefesi ve estetik

Ahlak felsefesi ( etik )
Yazıyı Oku

Ahlak felsefesi ( etik )

Mıknatıslanma, manyetik alan, yerin manyetik alanı ve pusula
Yazıyı Oku

Mıknatıslanma, manyetik alan, yerin manyetik alanı ve pusula

Öykücülük (öykü yazma geleneği) ve öykü türleri
Yazıyı Oku

Öykücülük (öykü yazma geleneği) ve öykü türleri

Gezi yazısı (seyehatname) türünün özellikleri
Yazıyı Oku

Gezi yazısı (seyehatname) türünün özellikleri

Şiir inceleme yöntemi ve aşamaları nelerdir
Yazıyı Oku

Şiir inceleme yöntemi ve aşamaları nelerdir

Menu