Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasında ölçütler

Edebiyat, duygu, düşünce ve hayallerin dil aralığıyla ifade edildiği yazılı ve sözlü ürünlerin tamamını kapsar. Bu kapsamda var olan bilginin, duygu ve düşüncenin ifade ediliş tarzı ise bir sanattır. Buradan da edebiyatın söze dayalı, sözü araç olarak kullanan bir sanat dalı olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasında ölçütler

Bir ulusun edebiyatta gösterdiği değişme ve gelişmeler kronolojik sıra içinde incelenirse, o ulusun tarihsel süreçte yaşadığı gelişmeler ve değişmeler de kolayca anlaşılır.

Edebiyat tarihleri de bir eseri incelerken dönemin siyasi, toplumsal, kültürel ve ekonomik koşullarını göz önünde bulundurmuş; eseri, dönemin zihniyetiyle birlikte değerlendirmiştir. Ayrıca edebiyat tarihleri her çağın dili, edebiyat anlayışı, dünya görüşünü de dikkate alarak sanatçıyı ve onun yaratımlarını incelemiştir.

Toplumsal yaşamdaki her türlü değişme ve gelişme edebi eserlere yansır. Örneğin Kurtuluş Savaşı'yla Osmanlı Devleti fiilen sona ermiş, Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu tarihi ve siyasi olay, edebiyatta da ulusallaşma, ulusal kaynaklara dönme, yerli ve çağdaş bir edebiyat yaratma düşüncesinin doğmasını sağlamıştır.

Dünyanın en eski ve devamlı kavimlerinden biri olan Türkler, tarih boyunca çeşitli nedenlerle geniş coğrafyalara yayılmış, değişik dil ve kültürlerle karşılaşmıştır. Gidilen ve yerleşilen her coğrafya, karşılaşılan her dil ve kültür, Türk dilini ve edebiyatını da az çok etkilemiştir. Asya, Avrupa ve Afrika'ya yayılarak üç yazı dilinde
edebî eserler veren Türk edebiyatının ilk dönemlerinde, Avrupa milletleri ve edebiyatları henüz oluşmamıştı. Eski Yunan ve Latin edebiyatları da, Hunlar zamanında görülmeye başlanmıştır.

Tarih boyunca, Türk kültürünü derinden etkileyen ve edebiyata da yansıyarak edebiyatta büyük değişimlere yol açan iki önemli olay vardır:

  • Türklerin X. yüzyıldan itibaren İslam dinini kabul etmeleri.
  • Türklerin XIX. yüzyıldan itibaren Batı uygarlığını benimsemeleri.

Değişik coğrafyalarda meydana gelen bu iki olay, Türk edebiyatı tarihinin de akışını değiştirmiş, edebiyatta yeni bir arayış, yeni bir oluş, bir kopuş yaşanmıştır.

Görüldüğü gibi edebiyatımız dönemlere ayrılırken "din ve kültür değişmeleri" ile "dil coğrafyası" esas alınmıştır.

Din, bir toplumun kültür ve edebiyatını etkileyen en önemli unsurdur. Dinî inançlar, dünya görüşünü, yaşam biçimini oluşturur; bunlar da edebi eserlere büyük ölçüde yansır. İslamiyet öncesindeki eserlerde, eski Türk dinlerinden olan Şamanizm ve Budizm'in etkileri görülür.

Ulusların kültürel alandaki etkileşimleri de edebiyata yansır. Türkler, İslamiyet'i kabul ederek yeni bir kültür ve medeniyetin içine girmiş, İslam medeniyeti çerçevesinde edebi eserler yaratmışlardır.

XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Batı kültür ve medeniyetlerine yönelen Türkler, yeni ve büyük bir kültür değişmesi yaşamış, daha öncekilerden çok farklı bir edebiyat yaratmaya yönelmiştir.

Bu edebiyat yeni kültürün zevkini, anlayışını ve düşüncesini yansıtmaya çalışmıştır.

Bu bilgilerden hareketle Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasında kullanılan başlıca ölçütlerin şunlar olduğu söylenebilir:

  • Lehçe ve şive farklılıkları
  • Kültürel farklılaşma
  • Dinî hayat
  • Sanat anlayışı
  • Coğrafi değişim
  • Yazı Etiketleri :
  • türk edebiyatı
  • türk edebiyatında dönemler
Sözlü edebiyat dönemi metin örnekleri
Yazıyı Oku

Sözlü edebiyat dönemi metin örnekleri

Örnek sav metinleri ve açıklamaları
Yazıyı Oku

Örnek sav metinleri ve açıklamaları

İslamiyet öncesi türk kültürü
Yazıyı Oku

İslamiyet öncesi türk kültürü

Türk edebiyatının dönemleri (dönemlere ayrılması)
Yazıyı Oku

Türk edebiyatının dönemleri (dönemlere ayrılması)

Edebiyat tarihçisi kimdir, görevleri neler ve edebiyat tarihi
Yazıyı Oku

Edebiyat tarihçisi kimdir, görevleri neler ve edebiyat tarihi

Aşık tarzı halk şiirinin temsilcileri ve şiirleri (eserleri)
Yazıyı Oku

Aşık tarzı halk şiirinin temsilcileri ve şiirleri (eserleri)

Menu